İlçemiz ÇERKEŞ'in Coğrafi Konumu, Adı, Yeraltı kaynakları, Tarihi, Tarihi Eserler ve Doğal Güzellikleri

İlçemiz ÇERKEŞ'in Coğrafi Konumu, Adı, Yeraltı kaynakları, Tarihi, Tarihi Eserler ve Doğal Güzellikleri
CoÄŸrafi Konumu
Çok eski bir tarihi geçmişi olan Çerkeş, Çankırı iline bağlı ilçe ve güneyinde bulunan Ulusu Çayı (Ulu çay)'nın aktığı ovada kurulmuş ilçe merkezi olan kasabadır. Yüz ölçümü 990 km2 olan ilçe, kuzeyde Ovacık, kuzeydoğuda Bayramören, doğuda Atkaracalar, güneydoğuda Orta ilçeleri, batıda Bolu (Gerede) ve Karabük (Eskipazar) ili, güneyde ise Ankara (Kızılcahamam) ili ile çevrilidir.
İlçe merkezi, denizden 1140 metre yükseklikte, 40° 48' Kuzey enlemi ile 32° 53' Doğu boylamının kesiştiği noktada kurulmuştur. İlçenin belli başlı yükseltileri, güneyde 2015 m yükseltili Işık Dağı, güneydoğuda Dumanlı Dağı, güneybatıda 1875 m yükseltili Karataş ve Kütüklü Dağları, kuzeyde 1432 m yükseltili Çal Yaylası, kuzeydoğuda ise 1760 m yükseltili Derviş Tepe ve Kocadağ'dır.
İlçe merkezinden Zonguldak-Ankara demiryolu geçmektedir. Ayrıca ilçe merkezinin hemen kuzeyinden geçen İstanbul-Samsun devlet karayolu ve güneyde Işık Dağı geçidini (1711 m) aşarak Kızılcahamam’da Ankara-İstanbul devlet karayoluna çıkan il yolu, ilçeyi Ankara, İstanbul ve diğer şehirlerimize bağlayan başlıca yollardır. Çerkeş ilçesi il merkezi Çankırı’ya 115 km, Başkent Ankara’ya ise 128 km uzaklıktadır."Çerkeş" Adı
İlçe'nin adına ilişkin iki rivayet vardır; Birincisi, Ulusu Çayının verimli olması nedeni ile etraftaki köylerin, dört bir yandan gelip yerleşmeleri ve dört yol ağzında bulunması sebebi ile, dört köşe anlamına gelen Ciharköşe adının verildiği; Bir diğeri ise, ilçenin bulunduğu arazinin ova ve toplanmaya elverişli olması sebebi ile, sefere çıkacak askerlerin burada toplandığı ve asker toplayan anlamına gelen Çeriçeken adının verildiğidir. Her iki rivayete göre de akla yatkın görünen Ciharköşe ve Çeriçeken adlarının, zaman içerisinde Çerkeş'e dönüştüğü tahmin edilmekteYeraltı kaynakları
İlçe yeraltı kaynakları bakımından çok zengin değildir. Varolan kaynaklar işletmeye elverişli ve ekonomik olmadığından değerlendirilememektedir. En önemli kaynaklar, Killidere mevkiinde iyi kalitede 45.000 ton civarında rezervi bulunan Bentonit ile Akhasan köyü civarında bulunan 3 milyon ton rezervli iyi kalitede Diyatomit ocaklarıdır. Bunların dışında bölgede linyit ve traverten kökenli mermer'de bulunmaktadır. Çerkeş, Eskipazar ve Kurşunlu bölgelerinden çıkartılan traverten taşları Anıtkabir'in inşaatında kullanılmıştır.Tarihi
Çankırı çevresinde bulunan höyük ve tümülüs'lerdeki satıh buluntuları, Çankırı'da Neolotik devirden (M.Ö. 7000-5000) bu yana kesintisiz bir yerleşimin varlığını ortaya koymaktadır. Özellikle Eski Tunç Devrine (M.Ö. 3000-2000) ait yerleşmelere bütün bölgede rastlanılmaktadır.
M.Ö. 1000'in ilk yarısında Frig istilası üzerine Çankırı da bu yeni nüfusun egemenliği altına girmiştir. M.Ö. 700 yılının ilk çeyreğinde Kimmerler' in M.Ö. 600 yılının ikinci yarısından sonra ise Persler'in istila ve nüfusu altına giren Çankırı, M.Ö. 330 yılında Büyük İskender'in Anadolu'yu fethetmesi ile Perslerin hakimiyetinden çıkmıştır.
M.Ö. 1'nci yüzyıldan itibaren Anadolu'nun Roma hakimiyetine geçmesi ile birlikte Çankırı'da Germenikopolis ismi ile önemli bir merkez kurulmuş, Ilgaz (Olgassys), Çerkeş (Antinopolis) de önemli yerleşim merkezleri arasında yer almıştır. Roma İmparatorluğu'nun önemli bir askeri ve dini bölgesi olmuş, kilise kanunları burada yapılmıştır.
Bugüne değin Çerkeş ve yöresinde yapılan araştırmalar buranın eski bir yerleşim bölgesinin merkezi olduğunu doğrulamaktadır. Hitit, Bizans ve Romalılar dönemlerine özgü kalıntılar bu uygarlıkların yaşandığını göstermektedir. Çerkeş (Antinopolis) Antik çağlarda Paflagonya denilen batıda Filyos Irmağı, doğuda Kızılırmak, kuzeyde Karadeniz, güneyde Işık, Elden ve Aydos dağları arasındaki bölgede yer almıştır. Paflagonya antik çağlarda bir çok işgallere uğramış, dolayısı ile Anadolu tarihine uygun olarak değişik kültürleri bağrında barındırmıştır. Bu bölgede ve bu tarihi akış içerisinde yer aldığı kesin olan Çerkeş'in, büyük olasılıkla M.Ö. 41-32 tarihlerinde Roma Generallerinden Antonios tarafından, Antonipolis adı ile kurulduğu ve ilk kuruluş yerinin Aydınlar (Kızıllar) köyü olduğu sanılmaktadır. Roma İmparatorluğunun ikiye ayrılması sonucunda Çerkeş, Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu sınırları içerisinde kalmıştır. Anadolu'ya hakimiyet konusunda Selçuklu'lar ve Bizanslı'lar arasında yapılan Malazgirt Meydan Muharebesi (1071) Selçukluların zaferi ile sonuçlanınca, Türkler Anadolu'daki Bizans direcini kırmış ve Anadolu'ya yerleşmeye başlamıştır. Malazgirt Zaferi'nden üç yıl gibi kısa bir süre sonra Danişment Beyliği Komutanlarından Emir Karatekin; bu yörenin fethi için görevlendirilmiş ve 1074'de Çankırı'yı fethederek Türk topraklarına katmıştır. Anadolu'ya ilk Türkmen akınlarının başladığı bu yıllarda Çerkeş'in Türk boylarınca yerleşim alanı olarak seçildiği, günümüzde Çerkeş'e bağlı Kınık, Bedil, Bayındır, Eymür, Avşar ve Dodurga gibi köylerin adlarından da anlaşılmaktadır.
1228'de II. Kılıçarslan'ın yönetiminde Selçuklu İmparatorluğu'na bağlı Çankırı (Çerkeş) ve yöresi, Kösedağı Savaşı ile Moğol egemenliği altına girmiş, 1309'da Candaroğulları Beyliği bölgede egemenliği eline geçirmiştir. 1392'de Yıldırım Beyazıd'ın Çankırı'da içinde olmak üzere Candaroğulları Beyliği'nin büyük bölümünü ele geçirmesi ile yörede Osmanlı egemenliği başlamış ise de; 1402 yılında Ankara savaşını Timur'un kazanması sonrasında, kendisine yakınlık gösteren Sinop Beyi İsfendiyar'a bu toprakların geri verilmesi ile Çerkeş yöresi yeniden Candaroğulları Beyliğinin egemenliğine geçmiştir.
1417 yılında Çelebi Mehmet tarafından ele geçirilen Çerkeş bölgesi, İsfendiyaroğulları arasındaki iç çatışmalar yüzünden, Osmanlılara sığınan Kasım Beyin yönetimine devredilmiştir.. Çankırı bölgesi Fatih Sultan Mehmet'in 1461'de gerçekleştirdiği Trabzon Seferi'nden sonra tümüyle Osmanlı yönetimine girmiş ve Çankırı, Kastamonu Vilayetine bağlı Sancak Merkezi olmuştur. Çankırı Sancağına Çankırı Merkez, Çerkeş ve İskilip kazaları bağlanmıştır. Bağdat seferine çıkan IV. Murat güzergah üzerinde bulunan Çerkeş'te bir ordugah kurarak, ordunun burada dinlenmesini emretmiştir. Atlar için kazık çakılması sırasında yeraltından boşluk sesi gelmesi ve buranın kazılması sonucu, tarihi daha da eskilere dayanan bir hamam ortaya çıkartılmıştır. Bunun üzerine IV. Murat tarafından bölgenin imar edilmesi ile görevlendirilen Silahtar Mustafa Paşa tarafından bu hamamın yanına bir cami (Muradiye Camii) ve bir hamam yaptırılmıştır. Bu gelişmeler sonucu civardan gelenlerin buraya yerleşmeleri ile günümüz Çerkeş yerleşiminin temelleri atılmıştır.
Silahtar Mustafa Paşa tarafından, IV Murat'ın emriyle yaptırılan Muradiye Camii, Padişah Abdülhamit zamanında ıslah ve tamir edilmiş olup 1944 Gerede-Bolu depremi sırasında yıkılmıştır. Günümüzde bu caminin yerinde, daha sonra inşa edilen Çarşı Camii bulunmaktadır. 1878 yılında Belediye olan Çerkeş, Cumhuriyet döneminde Çankırı iline bağlı ilçe merkezi olmuştur.
Tarihi Eserler ve Doğal Güzellikler
Çerkeş'in doğal güzellikleri arasında Örenköy Dereyayla mevkiinde bulunan mağaralar, orman içi dinlenme alanları, Işık Dağı (Sey Beli), Ilıca, Köse Hamamı ve Akbaş Çayı çevresi dikkati çekmektedir.
İlçe merkezine 3 km mesafede bulunan Orman İşletmesi Fidanlık Müdürlüğüne ait bataklık ve sazlık alan, islah edilerek halkın piknik yapabileceği bir mesire yerine dönüştürülmüştür. Ziyaretçilerin ücretli olarak girebildikleri bu mesire yerinde Gökkuşağı Alabalığı ve Aynalı Sazan yetiştirilen 4 adet sun'i gölet, masa bank tipi oturma yerleri, ocaklar, çeşmeler, çocuk parkı ve tuvaletler mevcuttur. Ayrıca, içerisinde bir şark odası bulunan misafirhane ile değişik hayvanların bulunduğu mini bir hayvanat bahçesine sahip olan mesire yerinde sportif olta balıkçılığı da yapılabilmektedir.
Çerkeş-Kızılcahamam (Ankara) karayolu üzerinde bulunan bir başka dinlenme alanı ise, Çerkeş'e 20 km mesafededir. Işık Dağının kuzey yamaçlarında yer alan mesire yerinde masa bank tipi oturma yerleri, ocaklar, çeşmeler, otopark ve tuvaletler mevcuttur. İyi bir trekking alanı olan bölgenin içerisinden Çerkeş-Kızılcahamam karayolu geçmektedir.IV. Murat hamamı
IV. Murat tarafından Muradiye Camisine vakfedilmek amacıyla yaptırılmış , kadın ve erkekler için ayrı bölümleri olan tarihi bir hamamdır. Erkekler kısmının 8.5 × 8.5 metre ölçülerinde ahşap olan soyunma yerinden iki kubbeli soğukluk kısmına, buradan da yine 8.5 × 8.5 metre ölçülerinde haç şeklinde planlanmış yıkanma yerine geçilmektedir. Yıkanma yerinin dört köşesinde 3 × 3 metre ebadında, üstü kubbeli birer halvet vardır. Kadınlar kısmı zaman içerisinde hasar görmüş, soyunma yeri tamamen yıkılmıştır. Yıkanma kısmının önünde iki kubbeli bir kısımla, arka tarafında üzerleri kubbeli iki halveti vardır.






