Dua, Mani ve Ninniler

Örnek Bir Yemek Duası :

Dirildi geldi nimet veren Allahım ne cömert,

Ölenlere gani gani rahmet,

Sağ kalanlara sıhhat selamet,

Soframız nur, kaza bela geri dur,

Ev hanesini eyle mamur,

Devamı devlet kesiri rahmet,

Kabulü dua zıt vela tuğallit bi hürmet-il Fatiha.

 

Yemekle ilgili maniler:

Misafirlerin ziyaret sırasında ve ayrılırken ev sahibine söyledikleri maniler:  

Eviniz Tanrı dostu, hanen mübarek olsun,

Ocağın aydın olsun, eviniz nur ile dolsun.

Haktan yansın çırağın, iyerlensin burağın,

Cennet olsun durağın, hanen mübarek olsun.

 

Çay veya kahve  ikramında ev sahibinin söylediÄŸi mani :

İstanbul’dan gül getirdim, dalından bülbül getirdim,

Misafirlerim içsin diye çay (ya da kahve) getirdim.

 

Misafir uğurlarken söylenen maniler

Bundan özge söz olmaz, cahiller kadrin bilmez,

Görmeye doymak olmaz, izin verin gidelim.

Ne bakarsın ıraktan,  baklavadan börekten,

Vazgeçmeyiz çörekten, hanen mübarek olsun.

Haydi kalkın gidelim, bir mum verin yakalım,

Pabuçlara bakalım, eviniz mübarek olsun,

Her taraf nur ile dolsun.

 

Çankırı'ya özgü manilerden birkaç örnek aşağıya alınmıştır.

Ata binen ağadır
Atın yönü dağadır
Ela gözlü sevgilim
Bu maniler sanadır  

Al eline kalemi
Yaz başına geleni
Seni sevdim seveli
Oldum gönül veremi  

Bahçelerde kereviz
Biz kereviz yemeyiz
Bize Çankırılı derler
Biz güzeli severiz  

Bir dalda iki ceviz
Aramız derya deniz
Sen orada ben burada
Ecelsiz öleceÄŸiz  

Bugün ayın onudur
Has buğdayın unudur
Evliye gönül verme
Eve giden unutur  

Bu dünya arsızındır
Kara gün yarsızındır
Nerde bir dilber varsa
O da uÄŸursuzundur  

Bir değirmeni şal aldım
Dağlar başında kaldım
Beklemeye can dayanmaz
Seni Allah'a saldım  

İndim çeşme başına
Sabun koydum taşına
Sevda nedir bilmezdim
O da geldi başıma

Güvercinin alacası
Güzelin karacası
Bir kız bir yiğit vurmuş
Gidiyor selacısı  

Geminin başındayım
On iki yaşındayım
Eller ne derse desin
Ben yarin peÅŸindeyim  

Ak gülüm pembe gülüm
Söylesene bülbülüm
Ne dedim de darıldım
Çürüsün benim dilim

 

Al yastığı yüzledim
Yere koydum düzledim
Eller benim kahyam mı
Çıktım çıktım gözledim  

AkÅŸamlar oldu gene
Badeler doldu gene
BaÅŸ bozuk hotuz eÄŸri
Yavruma ne oldu gene  

Alaca karga olayım
Çatınıza konayım
Yoldan geçen yolcudan
Ben yarimi sorayım  

Ak kağıt san kağıt
Ağlarım saat saat
Sen orada ben burda
Olur mu hiç can rahat  

Ak inciydim ezildim
Ak gerdana dizildim
İster al ister alma
Ben alnına yazıldım

Armudun irisine
Ben yandım dirisine
Bunda darılmak olmaz
Sen de yan birisine  

Asmada üzüme bak
Netime benzime tak
Be kadar dargın olsan
Gülerek yüzüme bak  

Ayna düştü elimden
Karıştı gazellere
Gözüm çapkın alışmış

Bakıyor güzellere

 

Ayva yaprağı sararmış
Yarim beni ararmış
Kara gözlü sevgilim
Gece gündüz yanarmış

NİNNİLER

Çocukları uyutmak için söylenen basit monoton ezgilerdir. Dörtlüklerden meydana gelir. Her mısranın sonunda ninni sözünün her dörtlüğün sonunda hu veya ee ee denilesi adettir.

Bülbülü var kafeste,
Altını vardır feste,
Uyusun oğlum büyüsün,
Çengi kızım sen sus da.

Dağa vardım dağ yanar,
DaÄŸda tavÅŸanlar uyur.
Eve geldim yavrum büyür,
Uyusun yavrum ninni.
* * *
Öte geçenin bulutu,
Beri geçeye yürüdü.
Uyku benim yavrumun.
Gözlerini bürüdü.
* * *
Karga karga gak dedi,
Çık şu dala bak.
Karga seni tutarım.
Yavruma çorba yaparım.

Kuyumcular iÅŸliyor,
Hançeri gümüşlüyor.
Benim bir tek yavrumu,
Hak bana bağışlıyor.
* * *
Nenni, nenni neneÅŸir,
Mahalleyi dolaşır.
Mahallenin kızları,
Yavrum ile oynaşır.
Ön devesi kahve yüklü,
Art devesi çadır yüklü.
Saltanatlı samur kürklü,
Uyusun yavrum nenni.

Â