ŞEYHDOĞAN KÖYÜ ARAŞTIRMALARI - HAKKI DURAN

21. Dönem milletvekili Sn. Hakkı Duran'ın Şeyhdoğan Köyü Araştırmaları yazısı. Buyrun tarihimizin derinliklerine inelim... Sn. Hakkı Duran ve Ahmet Büyükgenç'e teşekkürler...

 

Şeyhdoğan(Şeyhtoğan), Çerkeş’e bağlı tarihî köylerimizden biridir.  

          

          Köyün Adı: Bu köy adını hemen akla geldiği üzere bir şahıstan almış değildir. Doğrudan doğruya Şeyhdoğan isimli bir Yörük cemaatının adını taşımaktadır. Arşiv belgelerinde; Şeyhdoğan(Şeyhtoğan) : Çerkeş Kazâsı(Kengıri Sancağı)  Yörükân Tâifesinden [1] şeklinde belirtilerek tam adı ve yeri belirtilmiştir. Buradan anlaşılan Şeyhdoğan bir şahıs adı değil, bir yörük cemaatının ismidir. Köyün adı, Şıhdoğan şeklinde de söylenmektedir.  Eskiden ayrı bir karye olarak varlığını sürdüren Eymür Köyü, sonraları Şeyhdoğan’ın bir mahallesi konumuna gelmiştir. . 

16. YÜZYILDA KÖYÜN DURUMU 

Şeyh Doğan(tv)

TAHRİR YILI:………….1521…………1578/79

HANE 42 73
Mücerred 14     54
Muâf 5 3
Hâsıl 5.278 7.960

 

Kaynak: A.KANKAL, 16.Yüzyılda Çankırı Sancağı.S.92. [Hane: Vergiye tâbi hane(evli erkek) sayısını, t:Tımâr karyesi, v: vakıf karyesiMücerred: Vergiye tâbi bekâr erkek sayısını,Muâf:    Çeşitli sebeplerle vergi alınmayanları,Hâsıl :   Köyden alınan toplam vergi miktarını göstermektedir.](Bu bilgiler, 1521 ve 1578 yıllarında yapılan tahrirler(yazımlar)daki Osmanlı dönemi kayıtlarından alınmıştır.)

BİR MÜHİMME KAYDI  

16. yüzyıla ait bir mühimme kaydı, Çerkeş kazâsının Şeyhdoğan köyünden İlyâs bin İzzeddîn kürek cezasını çekmekte iken, bir yolunu bulup kurtularak memleketine geldiği ve fesat çıkardığı bildirildiğinden yakalanarak Dergâh-ı Muallâ’ya gönderilmesi hakkındadır.

"Kengırı beğine, Çerkeş ve Kurşunlu kâdîlarına hüküm ki:

Hâliyâ Çerkeş kazâsından dârende Ebûbekir gelüp; “kazâ-i mezkûra tâbi’ Şeyhtoğan nâm karyeden İlyâs bin Izzeddîn nâm kimesne bundan akdem emr ile küreğe konılmış iken bir tarîk ile halâs olup ol cânibe gidüp girü fesâd ü şenâ’atden hâlî olmaduğın” i’lâm eyledüği ecilden buyurdum ki:

Vardukda, mezkûrı elegetürüp yarar âdemlere koşup Dergâh-ı Mu’allâm’a irsâl eyleyesin; şöyle bilesin."[2]  

TAYİP BAŞER’İN KAYDETTİKLERİ 

Tayip Başer: "Şıhdoğan: Doğdu Dağının güney yamacında kasabaya 5km. mesafede Şıhdoğan ve Eymür mahallelerinden ibarettir. Arazisi müsaittir. Rençberlik ve hayvan yetiştirmekle geçinirler. Son yıllarda peynirciliğe ve arıcılığa heves etmişlerdir. Yakınında bir linyit damarı vardır. Bir camii ve 1949’da yapılmış bir okulu vardır. Nüfusu Dün(1894):265; Bugün(1950)431.”[3]

 

BİR GAZETE HABERİ:  ESKİ ESERLER

1930'lu yıllara ait bir gazete haberi, tarla farelerinin arkeolojik hizmetlerini ortaya koyar niteliktedir.

          “Tarla fareleri tarafından kazılan bir tümsekte Bizans devrine ait bir çok altın çıktığını evvelki nüshalarımızda yazmıştık.Kültür Bakanlığının ilgisini celbeden  bu altınların bulunduğu yerde incelemede bulunmak üzere gönderilen memur vasıtası ile yapılan tetkikte burasının Bizans devrine ait bir şehir harabesi olduğu anlaşılmıştır.

Araştırmada Kızıllar köyünde bir dibek bulunduğu gibi Şeyhdoğan köyünde mermer sütunlar bulunmuş ve buranın bir hüyük olduğu anlaşılmıştır. Bulunan eserler arasında Roma-Bizans devrine ait tahribe uğramış bir mabud da vardır. Tetkik edenlerin verdiği bilgilere göre burası Sart, Didim, Milet,, Larise şehirlerinden küçük ve fakat çok mamur bir şehir imiş. Asıl durum hüyükün araştırılması ile anlaşılacaktır.

Bir başkasının anlattığına göre Şeyhdoğan köyündeki mermer sütunlardan birisinde yazıların altında ok saplanmış bir yürek resminin olması bir aşk kitabesi olmak ihtimalini veriyor.”[4]

 

İKİ TÜRBE 

Köyde Kabal Dede ve  Kara Abdullah Dede  adındaki iki zâtın türbesi mevcuttur. Hayatları ve yaşadıkları dönem hakkında bir bilgi bulunmamaktadır.


[1] Cevdet Türkay, Osmanlı İmp.Oymak, aşîret ve Cemaatlar, İstanbul-2001, s.596

[2] 1570-72 yıllarını muhtevî 12 numaralı Mühimme Def.

[3] Tayip Başer, Dünkü ve B. Çankırı, Ankara, 1956, s.130.

[4] Çankırı’da Duygu, 29 Şubat 1936. 

 

EYMÜR

Oğuz boy ismi taşıyan ve eski dönemlerde ayrı bir köy durumunda bulunan Eymür, günümüzde Şeyhdoğan'ın bir mahallesidir. Bu sebeple Eymür'e ait bazı notları, buraya eklemeyi tercih ettik. 

16.YÜZYILDA KÖYÜN DURUMU

Eymür(tv) 

TAHRİR YILI:…………...........1521………….1578/79

HANE 29 50
Mücerred  9 21
Muâf - 1
Hâsıl 3.502 5.445

 

Kaynak: A.KANKAL, 16.Yüzyılda Çankırı Sancağı.S.91.[Hane: Vergiye tâbi hane(evli erkek) sayısını, t:Tımâr karyesi, v: vakıf karyesiMücerred: Vergiye tâbi bekâr erkek sayısını,Muâf:    Çeşitli sebeplerle vergi alınmayanları,Hâsıl :   Köyden alınan toplam vergi miktarını göstermektedir.](Bu bilgiler, 1521 ve 1578 yıllarında yapılan tahrirler(yazımlar)daki Osmanlı dönemi kayıtlarından alınmıştır.)

EYMÜR BOYU HAKKINDA

Eymür, Üçoklar’ın Dağ-Han kolundandır ve ongunu Uc adı verilen avcı kuştur.

ÜÇOKLAR:

GÖK-HAN DAĞ-HAN DENİZ-HAN
BAYINDIR SALUR  İĞDİR(yiğdir/Igdır)
PEÇENEK(Becene, Biçene) EYMÜR BÜĞDÜZ
ÇAVULDUR(Çavundur) ALA-YUNTLU YIVA(Yuva)
ÇEPNİ (Çetmi) ÜREGİR (Yüreğir) KINIK

 

Eymür boyuna mensup topluluklar ve köyler, Anadolu’nun bir çok yöresinde; Halep Türkmenleri, Dulkadırlılar, Bozulus, Yeni-il Türkmenleri  arasında  ve Sivas-Tokat-Çankırı hattında bulunmaktadır. Faruk Sümer, 16. Yüzyılda 71 köy ismi tespit etmişse de bunun bir hayli eksik olduğu anlaşılıyor. İran ve Hazar ötesi Türkmenleri arasında da bu boya mensup topluluklar mevcuttur. Üçoklar’ın Dağ-Han kolundandır ve ongunu Uc adı verilen avcı kuştur. Kalfat-Orta arasında Eymür adlı bir mevkiin bulunması, eski dönemlerde  Eymür boyuna ait bir yerleşimin olduğunu düşündürmektedir.

ŞEYH ABDULLAH (Kara Abdullah Dede)

Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanmış olan 1530 tarihli  438  numaralı Muhasebe-i Anadolu Defteri'nin 124. sayfasındaki şu ibare dikkatimi çekti.

 ‘Abdullah-Şeyh çiftliği, Şeyh-Doğan k., Çerkeş kz., s.731. Burada adı geçen Abdullah Şeyh, büyük ihtimalle yukarıda bahsi geçen ve halen mezarı ziyaretgâh olan Kara Abdullah Dede'dir. Bu durumda Şeyh Abdullah' ın yaşadığı dönem bir hayli eski olup, bu zât 1530 tarihinden önce yaşamış olmalıdır

Hakkı DURAN